Enstitü Hakkında

Patates

Bilgi Edinme
Sayaç

   Ziyaretçi

   şu An Bağlı

Bilimsel Toplantı
Dosyalar
Bu Listede Kırık Link Bulursanız Lütfen Webmastera Bildiriniz.

biyolojikazotgubresiprojesi.zip(??? Kb)İndirildi 403 defaDownload


damla_sulama.zip(??? Kb)İndirildi 578 defaDownload

TÜRKİYEDE PATATES ÜRETİMİ, SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

 

Halis ARIOĞLU1M.Emin ÇALIŞKAN2Hüseyin ONARAN3

 

 

1 Ç.Ü.Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü

2 M.K.Ü.Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü

3 Niğde Patates Araştırma Enstitüsü

 

ÖZET

1850’li yıllara ülkemize getirilen patates, gıda değerinin yeterince anlaşılamaması nedeniyle, başlangıçta ülke genelinde fazla bir gelişme gösterememiştir. Ancak, ilerleyen zaman içerisinde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de patatesin değeri anlaşılmış ve insanlar tarafında gıda maddesi olarak değişik şekillerde tüketilmeye başlamıştır. Buna paralel olarak da, üretimi her geçen yıl artış göstermiş ve 2000’li yıllarda Türkiye patates üretimi 5.5 milyon tonlara ulaşmıştır. Son yıllardaki ekim alanlarının genişliği dikkate alındığında, birim alandan elde edilen verimin düşük olması nedeniyle, patates üretimi beklenen seviyede bir artış gösterememiştir. Bunun da en önemli nedeni; üretim teknikleri bakımından çiftçilerimizin istenilen düzeyde eğitilememesi ve sertifikalı tohumluk üretiminin yeterince yaygınlaştırılamamasıdır. Son yıllarda dış kaynaklı tohumluk yumrularla ülkemize getirilen ve hızlı bir yayılma gösteren Patates Siğil hastalığı da, gelecekte, ülkemiz patates tarımını olumsuz yönde tehdit eden, önemli bir sorun olarak güncelliğini korumaktadır. Diğer taraftan; tüketimin artırılması, patatesin sanayide değerlendirilmesi, depolama, tohumluk temini ve pazarlama gibi konularda yaşanan sorunlar nedeniyle, patates üreticileri zor günler geçirmektedir. Bu çalışmanın amacı; ülkemiz patates tarımında var olan sorunların saptanması ve bu sorunları çözümüne yönelik önerilerin ortaya konulmasıdır.

Anahtar kelimeler: Patates, Üretim, Tohumluk yumru, Verim

 

 

 

 

patateste çeşit geliştirme ve temel tohumluk üretimi

Noyan KUŞMAN

 

ÖZET

Yüz yılı aşkın süredir patates üretimi yapılan ülkemizde yakın zamanda bazı ıslah programları uygulanmış olmasına rağmen ticari alanda önem kazanmış bir çeşide ulaşılmamıştır. Bu durum ciddi risk taşıyan tohumluk kaynağı bağımlılığını ortaya çıkarmış ve de sonuçta bazı bölgelerimizin karantina altına alınmasına sebep olan süreç yaşanmıştır. Bu gün patates bitkisinin ıslahında program uygulayan birimlerin konu da ne kadar birikimli olduğu tartışılır noktaya gelinmiştir.

Çeşit geliştirme çalışmalarını, farklı yerine üstün fertler elde etmek sıkıştırması ile kendine ait çeşit geliştirmekten uzaklaştırılan programlar bu gün konuda birikimli kadroları yetiştiremeyecek kadar tecrübe sıkıntısı içine itilmişlerdir. Çeşit geliştirmek elbette ticaretini yapmayı öncelikler ancak Türkiye gibi agro ekolojik çeşitliliğin bu kadar zengin olduğu ülkede ticareti yapılacak çeşidin bütün bölgelerde üstün olması beklenmemelidir. Genel ve özel adaptasyonlu çeşitlerin piyasa rekabeti bu çeşit sahiplerinin sorumluluğundadır. Farklı bir çeşidin illaki kilo üstünlüğünde ısrarcı olmak üreticiyi korumak adına tekel desteklemek anlamı da taşıyabilir. Üstünlük bir çok vasfın yarattığı ekonomik fayda toplamı bağlamında hesap edildiği zaman bir anlam taşır. Aksi taktirde, basit analizlerle sıralanmış çeşitlerin birbirine üstünlüğü, bir tarihte üstün görülerek ticarileştirilmiş ancak bu gün piyasada bulunmayan çeşitlere (!) verilmiş fırsatlar demek olur.

Islah programlarının temel özelliği sonuçlarının uzun sürede alınabilmesi ve de belli bir takvimde hedef garantisi verilememesi olmaktadır. Bu gibi durumlar yatırımcı özel kuruluşların yapılabilirlik anlayışı ile örtüşmemektedir. Yatırımcıların ancak bazı özel yapılabilirlik çözümleri ve destek sistemler ile sıcak baktığı çeşit geliştirme programları süreç uzunluğu yanında sonuç garantisi verememenin olumsuzluğunu da taşımaktadır. Bu durumda çeşit sahibi olamamanın zaman içinde yarattığı ve yaratacağı sıkıntıları gören ve her şeye rağmen yatırıma niyet eden kurum ve kuruluşların teşviki öncelikli olmalıdır.

Patates üretiminin verim ve kaliteye en yüksek oranda etki yapan girdisi olan tohumluk, üretiminde kullanılan kaynak materyalden aldığı tüm etkiyi ürüne aktaran özelliği ile kaynak materyal tedarikinden üretiminin kontrolüne kadar büyük önem taşımaktadır. Ancak bütün bu kontrol sisteminin çalıştırılabilmesi çeşit sahipliliği ile bağlı bulunmaktadır.

Çeşit sahipliliğinin geliştirilmiş bir çeşidin ıslahçısından haklarını satın alma dışındaki tek yolu çeşit geliştirmektir. Çeşit geliştirilmesi ise bir ıslah programı uygulaması demektir. Patates bitkisinde ıslah programı uygulamak karakterleri bakımından tarif edilmiş olan çeşidi elde edebilmek için kullanılacak varyasyon kaynağının elde edilmesi ve varyasyon kaynağından seçilen klonlar üzerinde başlatılan seleksiyon çalışmaları ile çeşide ulaşılması olarak tarif edilebilir. Ancak bu basit tarif; amaç çeşidin tanımlanması, istenen karakterlerin bulunduğu genetik kaynakların belirlenmesi ve tedariki, gen kaynaklarının ve taşıdıkları karakterlerin özellikleri bağlamında ıslah metodolojisinin tarifi, seleksiyon programının yer, zaman ve işlem olarak planlanması ve bütün bunlara ilave seleksiyonda üst kademelere aktarılan materyalin ve genetik kaynakların sağlıklı stok tohumluklarının idamesi gibi birbiri ile paralellik içinde yürümesi gereken bir çok kolay olmayan işlevin bir arada yönetimini anlatmaktadır.

Patates ıslah programlarının en büyük sıkıntısı olan materyalin sağlıklı idamesi bu gün doku kültürü yöntemleri ile nispeten kolay hale getirilmiştir. Bu metotlar çeşit elde edildikten sonrada tohumluk üretiminin kaynak materyalini tedarikte de kullanılmaktadır. Ancak bu yolla yapılan üretimin kademeleri ve çoğaltım oranları bağlamında kademeleri klasik klonal çoğaltım şeklindeki tohumluk üretim modellerinden çok farklıdır. Mini yumru olarak açık alana çıkarılabilen materyalin tüketim materyali üretiminde kullanılma noktasına geldiği generasyonun doğru tanımlanabilmesi tohumluk üretimini yapan kuruluşları sertifikasyon standartlarının kademeleri arasında sıkışmaktan kurtaracaktır. Ayrıca kademeli patates tohumluğu üretimi yapma ile yetkilendirilecek kuruluşların ekonomik ve teknik gerçeklere dayalı prensipler ile tarif edilmesi Türkiye Patates Tohumluk Endüstrisinde haksız rekabet imkanı bırakmayacaktır.

 

 

 

 

PATATESTE (Solanum tuberosum L.) İNVİTRO ŞARTLARINDA DEĞİŞİK SAKKAROZ VE MALTOZ KONSANTRASYONLARININ MİKRO YUMRU OLUŞUMU ÜZERİNE ETKİSİ

 

TAHSİN KARADOĞANDEMET ALTINDAL

SDÜ Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Isparta

 

ÖZET

Bu araştırmada, farklı sakkaroz ve maltoz konsantrasyonlarının ( % 2, 4, 6, 8, 10 ve 12) in vitro şartlarında, iki patates çeşidinin (Agria ve Justine) mikro yumru oluşumu üzerine etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonunda, in vitro’da yumru sayısı (adet) % 4, toplam yumru ağırlığı (g) %4-10, yumru çapı (mm) % 4-6, karbon konsantrasyonunun daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır. Agria çeşidinde sakkaroz, Justine çeşidinde maltoz karbon kaynağı uygulandığında yumru oluşumu daha iyi gerçekleşmiştir. İncelenen tüm faktörlerin birbirleriyle olan interaksiyonu istatistiksel olarak önemli olmuştur. Buna göre araştırmada yumru sayısı 0.00-8.50 adet, total yumru ağırlığı 0.15-0.65 g, tek yumru ağırlığı 0.04-0.25 g, yumru çapı 3.36-6.75 mm arasında değişmiştir. Yumru üretimi dikkate alındığında Agria çeşidinde sakkarozun % 6 ve Justine çeşidinde maltozun % 4 konsantrasyonlarının uygun olduğu belirlenmiştir.

 

Anahtar Kelimeler : Patates, mikro yumru, in vitro, sakkaroz, maltoz

 

 


Patateste ( Solanum tuberosum L. ) in vitro Koşullarda Mikro Yumru ÜretimineFarklı Besin Ortamlarının Etkisi

 

Gülsüm ÖZTÜRKZihin YILDIRIM

 

Özet

 

Bu çalışmada 4 farklı patates genotipinin in vitro koşullarda mikro yumru oluşturması üzerine farklı besin ortamlarının etkileri araştırılmıştır. Meristem kültürü ile elde edilen bitkiciklerin nod kültürü yoluyla çoğaltımları yapılmış, yeterli sayıda çoğaltılan bu bitkiler 3 farklı katı ortamda kültüre alınarak mikro yumru oluşturmaları incelenmiştir.

Hasat edilen mikro yumrularda yumru sayısı, tek yumru ağırlığı, yumru verimi, yumru eni ve boyu ölçümleri yapılmıştır. Her özellik için en yüksek ortalamalar Nif çeşidinde bulunmuştur. Bunu klon 122, Argia ve Resy çeşitleri izlemiştir.

Çalışmada MS+2 mg/l IBA+0,1 GA3 +30 gr şeker (1 nolu ortam) , MS+500 mg/l CCC+ 5 mg/l BAP+ 80 gr şeker (2.nolu ortam)ve 2mg/l BAP + 60 gr şeker(3.nolu ortam) içeren ortamlar kullanılmıştır. Bitki başına mikro yumru sayısı en yüksek 3 nolu ortamda (2,8 adet), bitki başına en yüksek en yüksek mikro yumru verimi ise 2.nolu ortamda elde edilmiştir. Bitki başına mikro yumru ağırlığı bakımından 2 ve 3 nolu ortamlar birbirine yakın değerler vermişlerdir (113mg ve 110mg). Diğer yönden her mikro özelliği için en düşük ortalama 1 nolu ortamda bulunmuştur.

Anahtar Kelimeler: Patates (Solanum tuberosum L.),in vitro, nod kültürü, meristem kültürü, mikro yumru.

 

 

 

 

Gerçek Patates Tohumu Teknolojisinin Türkiye’de Verim Potansiyeli ve Uygulanabilirliği

 

Mehmet Emin ÇALIŞKAN1, Halis ARIOĞLU2, Noyan KUŞMAN3 , Sevgi ÇALIŞKAN1

 

1Mustafa Kemal Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Hatay

2Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Adana

3 Doğa Tohumculuk Ltd.Şti.,Nevşehir

 

Özet

Patates, hem vejetatif hem de generatif olarak çoğaltılabilen bir bitkidir. Günümüzde ticari patates üretimi, büyük ölçüde tohumluk yumru kullanılarak vejetatif yolla yapılmaktadır. Generatif çoğaltım ise patatesin meyveleri içerisinde oluşan, botanik anlamda bitkinin gerçek tohumları kullanılarak yapılmakta ve bu tohumluğa tüm dünyada “Gerçek Patates Tohumu (GPT)” adı verilmektedir. Tohumluk yumru üretiminin çevre koşullarından fazla etkilenmesi, hastalık baskısının fazla olması ve yüksek maliyet gibi olumsuzlukları nedeniyle alternatif tohumluk kaynağı olarak GPT kullanımı üzerinde durulmaktadır. Halen çok sayıda ülkede GPT kullanımının yaygınlaştırılması üzerine çalışmalar yürütülmektede olup bazı ülkelerde ticari üretimde yer almaya başlamıştır. Bu bildiride, GPT teknolojisinin dünyadaki durumu ortaya konularak, GPT teknolojisinin ülkemizde verim potansiyeli,üretici ve tüketici açısından kabul edilebilirliği ve yasal mevzuat açısından karşılaşılan sorunları tartışılmıştır.

 

 


TOKAT YÖRESİNDE TOHUMLUK PATATES ÜRETİM POTANSİYELİ

ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR

 

Güngör YILMAZ 1Yusuf YANAR 2Dürdane YANAR 3

 

ÖZET: Türkiye’de tohumluk patates üretimiyle ilgili sorunlar yıllardan beri süregelen yemeklik ve sanayilik patates üretiminin başlıca kısıtlardan birisidir. Tohumluk patateslerin Türkiye’nin hangi ekolojik alt bölgelerinde üretileceğine dair çeşitli araştırmalar yapılmış olmakla birlikte, yeni çalışmaları da gerektirmektedir.

Bu araştırmaya, Tokat-Başçiftlik ve Bozçalı koşullarında 2005 yılında başlanmış olup, 2006 yılında devam edilmektedir. Çalışmada Agria, Burren, Hermes, Marfona ve Milva çeşitleri yeralmaktadır.Çalışmanın birinci yıl verilerine göre bu alanlarda tohumluk patates üretimiyle ilgili ekolojik ve fizyolojik kısıtların sınırlayıcı düzeyde bulunmadığı, dahası elverişli boyutların daha fazla olduğu belirlenmiştir. Başçiftlik ve Bozçalı yörelerinde yürütülen çalışmalarda 2005 yılı verilerine göre patatesin en önemli zararlısı olan patates böceğine karşı bile kimyasal mücadele gerektirecek populasyon oluşmazken, virüs ve virüs benzeri hastalık etmenlerine vektörlük yapan böcekler de (özellikle afitler ve cüceağustos böcekleri) yüksek populasyon oluşturmamıştır. Sarı tava su tuzaklarında yıl boyu yapılan sayımlarda Başçiftlikte en yagın afit türü olarak Aphis fabaebelirlenirken, Bozçalı’da Aphis nasturtii’nin yaygınlık gösterdiği belirlenmiştir.

Yine denemede kullanılan çeşitlerde üretim mevsimi süresince herhangi bir hastalığa rastlanmazken, yöredeki diğer patates alanlarında yürütülen sörveylerde de ekonomik düzeyde sorun oluşturabilecek bir fungal hastalık belirlenememiştir.

Bu alanların toprak, su ve insan kaynakları yönünden mevcut durumu ve geleceği açısından anaç ve sertifikalı patates tohumluğu üretimine uygun özellikler gösterdiği,tohumluk patates verimlerinin çeşitler ve lokasyonlara göre 2.8-5.4 t/da arasında değiştiği belirlenmiştir.

Anahtar kelimeler: Tohumluk patates, Patates böceği, Virüs

 

 

 

 

Patates KlonlarInda Stabilite Analizi

 

 

Mücahit PEHLUVAN1

Canan KAYA1

Ahmet Metin KUMLAY2

Elif TOZLU1

Tülay DİZİKISA1

Melih OKÇU1

Mehmet TAÇOĞLU3

 

1. Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 25090, Dadaşkent, Erzurum

2. Kocatepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği, Afyon

3. Zirai Karantina Müdürlüğü, TRABZON

 

Özet

Bu çalışma, Doğu Anadolu Patates Islah Programında, klon seleksiyonu ile seçilen beş adet hat (92203, 90403, 93448, 90506, 93245) ve iki adet standart (Granola, Painler-92) toplam yedi patates genotipinin, yedi yıllık (1999-2005) verim değerleri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Tesadüf blokları deneme deseninde dört tekrarlı olarak kurulan denemelerin yıl birleştirilmiş analizinde yıllar, genotipler ve yıl x genotip interaksiyonu önemli bulunması sonucunda stabilite analizine gidilmiştir. Stabilite parametreleri olarak verim ortalaması (x), regresyon katsayısı (b), intercept (orijin değeri) (a), determinasyon katsayısı (r2), regresyondan sapma (S2d) ve varyasyon katsayısı (VK) incelenmiştir. Genotiplere ait regresyonların varyans analizleri önemsiz çıkan 93448, 90506 ve 93245 hatlarının stabil oldukları tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Patates, Islah, Stabilite analizi

 

 


MARFONA PATATES ÇEŞİDİNDE MUTASYON ISLAHINA YÖNELİK OLARAK ETKİLİ DOZUN BELİRLENMESİ

 

Süreyya Şekerci 1Dr. Zafer Sağel1Dr. Hayrettin Peşkircioğlu1 Dr. Nevzat Uslu1Zafer Işık1

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi ANKARA

 

ÖZET

 

Mutasyon ıslahı çalışmalarına temel oluşturmak üzere serada yürütülen bu çalışmada fiziksel mutagen olarakCo-60 kaynağından elde edilen 1,81 kGy/h gücünde gamma ışınları kullanılmıştır. Marfona patates çeşidine aityumrulara Co-60 kaynağında 0, 15 , 30, 40, 50, 70, 100 Gy dozlarında ışınlama yapılmıştır. Her ışınlama dozundan 10 adet yumru 3 tekerrürlü olaraksaksılaratek tek dikilmiştir. Dikim sonrasındaçıkış gün sayısıbelirlenmişdikimden 80 gün sonra yapılan hasattaana ve yan dal sayıları ile ana ve yan dal uzunlukları ölçülerek saptanmıştır. Elde edilen bu sonuçların değerlendirilmesi sonucundaetkili doz 35 Gy olarak belirlenmiştir.

Anahtar kelimeler : Patates, mutasyon, Co-60, gama ışını, ışınlama dozu, etkili doz.

 

 

 

 

PATATES TARIMINDA BÜYÜMEYİ DÜZENLEYİCİ BAZI KİMYASALLARIN

ETKİLERİNİN İNCELENMESİ

 

 

Güngör YILMAZ1Fatih KAHRIMAN2

 

 

ÖZET: Çeşitli bitkilerin üretiminde son yıllarda bazı beklentiler için büyümeyi düzenleyiciler kullanılmaktadır. Bu uygulamalar birim alan verimini artırmak, erkenciliği teşvik etmekveya bitkilere morfolojik yönden müdahalelerde bulunmak için yapılabilmektedir. Benzer şekilde patatestefilizlenmeyi teşvik etmek, olgunlaşmayı hızlandırmak,ana sap sayısı ve yumru verimini artırabilmek amacıyla çeşitli düzenleyicilerin kullanıldığı durumlar bulunmaktadır.

Bu araştırma 2003 ve 2004 yıllarındaTokat-Kazovaşartlarında yapılmıştır. Araştırmada Marfona ve Felsina olmak üzere iki patates çeşidi, 0, 5 ve 10 ppm GA3 ile 100 ml Clorcolinclorid (CCC) kullanılmıştır. GA3uygulamaları tohumluk yumrulara dikim esnasında 10 sn süreyleyapılmıştır.CCC uygulaması ise 100 ml/da olacak şekilde yumru oluşum başlangıcı döneminde bitkilere püskürtülerek verilmiştir. Denemede 6 farklı uygulama(Kontrol (0 ppm GA3 ), 0 GA3+ CCC(100 ml),5 ppmGA3 , 5 ppmGA3+ CCC, 10 ppmGA3 ,10 ppmGA3+CCC) yapılmış olup, tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekrarlamalı şekilde yürütülmüştür.

 

Elde edilen bulgularda çeşitlerin Gibberellik Asit ve Clorcolinclorid uygulamalarına farklı tepki verdiği, GenellikleGA3 uygulanan parsellerin daha hızlı çıkış gösterdiği, daha fazla ana sap oluşturmasına rağmen daha düşük yumru verimi verdiği, CCC uygulamalarında ise bitki boylarının diğer uygulamalara göre daha kısa, yumruların daha iri olduğu. yumru veriminin ise özellikle5 ve 10 ppm GA3 dozlarında düşüş gösterdiği belirlenmiştir.

 

 


NİĞDE VE NEVŞEHİR KOŞULLARINDA FARKLI EKİM NÖBETİ SİSTEMLERİNİN PATATESTE VERİM VE KALİTE ÖZELLİKLERİ İLE ÜRÜNÜN EKONOMİK DEĞERİ ÜZERİNE ETKİLE

 

Hüseyin ONARAN1, M. Emin ÇALIŞKAN2, L. Abdullah ÜNLENEN1, Murat NAM1, M.Gökhan BİLGİN1 , Rasim ARSLAN3

1) Patates Araştırma Enstitüsü, Niğde, 2) Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Hatay, 3) Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü, Mersin

 

ÖZET

Araştırma, Niğde ve Nevşehir sulu koşullarında özellikle patatesin de içinde bulunduğu uygulanabilecek ekim nöbeti sistemlerini saptamak amacıyla, 2002-2005 yıllarında dört yıl süreyle Niğde Patates Araştırma Enstitüsü deneme alanlarında oluşturulan sabit parseller üzerinde tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Patatesin üst üste dikiminden ve patatesin içinde bulunduğu ekim nöbeti sistemlerindeki verim durumları ve ekim nöbeti sistemlerinin ortalama brüt gelirleri incelenmiştir.

En yüksek patates verimleri 3812 kg/da ile patates+mısır+patates ekim nöbeti sisteminde alınırken, bunu 3563 kg/da ile patates+kolza+ayçiçeği+patates ve 3548 kg/da patates+buğday+fasulye+patates ekim nöbeti sistemleri takip etmiştir. Ancak verim sıralamalarında 2871 kg/da ile son sıralarda yer alan Patates + Patates + Patates + Patates ekim nöbeti uygulama sistemi brüt gelir ortalaması yönünden, 787,8 YTL, ortalama brüt gelir ile ilk sırada yer almıştır. Bu durum patatesin bölgede ne denli önemli olduğunu ve alternatifsizliğini de göstermektedir. Patates fiyatlarındaki dalgalanmalarda üste üst üste patates dikimini ortalama brüt gelir yönünden desteklemiştir. Yine 670,1 YTL, ile patates+mısır+patates ve 669 YTL ilepatates+buğday+fasulye+patates ortalama brüt gelir sıralaması yönünden ikinci ve üçüncü sıralarda yer almışlardır.

Anahtar Kelimeler: Patates, ekim nöbeti, brüt gelir

 

 

 

 

 

ORDU YÖRESİNDEN TOPLANAN DEĞİŞİK MENŞEİLİ PATATESLERİN BAZI FENOLOJİK, MORFOLOJİK, AGRONOMİK VE TEKNOLOJİK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Emel KARACASelim AYTAÇ

O.M.Ü.Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Samsun

Özet

Bu çalışma, Ordu yöresinden toplanan değişik menşeili patateslerin bazı fenolojik, morfolojik, agronomik ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2003 yılında yapılmıştır. Bölgeden toplanan ve uzun yıllar değiştirilmeden tarımı yapılan yerel 63 menşei Bafra ekolojik koşullarında dikilmiştir.Yetişme süresi ise 61-112 gün olarak tespit edilmiştir. Denemeye alınan patateslere ait bitki boyları 36.0-72.7 cm arasında değişmiştir.

Patates menşeileri arasında ortalama yumru ağırlığı ve dekara yumru verimleri bakımından farklılıklar belirlenmiş; bu özellikler bakımından, özellikle verim ağırlıklı olmak üzere,dikkat çekici menşeilerin (6, 7, 9, 26, 27, 28, 30 ve 33) daha ayrıntılı incelenmesi gerektiği belirlenmiştir. Hem kalite hem de depolama açısından önemli olan kuru madde oranları 12.49-27.72 olarak tespit edilmiştir. Patates menşeileri arasında kuru madde oranları bakımından yüksek olan hatlar (20, 26, 27, 30, 33, 38, 51, 53, 54, 58 ve 60) belirlenmiştir.

 


Güneydoğu Anadolu Bölgesi Koşullarında Turfanda Patates (Solanum tuberosum L.) Üretim Olanakları

 

Tahsin SÖĞÜT, Ferhat ÖZTÜRK, Mefhar Gültekin TEMİZ

tsogut@dicle.edu.tr, Dicle Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, 21280, Diyarbakır.

 

Özet

 

Bu çalışma, farklı zamanlarda dikilen farklı olgunlaşma grubuna dahil patates çeşitlerinin verim ve verim özelliklerinin belirlenmesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi koşullarında turfanda patates üretim olanaklarının araştırılması amacıyla 2004 ve 2005 yıllarında Diyarbakır’da yapılmıştır. Erkenci, orta erkenci ve orta geççi altı adet çeşit Ocak ayından itibaren dört farklı zamanda, bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak dikilmişlerdir. Çalışma sonucunda elde edilen verilere göre; yumru veriminin dikim zamanı, çeşit ve dikim zamanı x çeşit interaksiyonundan önemli derecede etkilendiği belirlenmiştir. Dikim zamanının gecikmesi ile yumru oluşum ve gelişim döneminin yüksek sıcaklıklara denk gelmesi nedeniyle yumru verimi olumsuz etkilenmiştir. Buna göre, Ocak ve Şubat aylarında yapılan erken dikim ile en yüksek yumru verimi elde edilirken (sırasıyla, 1282.3 ve 1274.9 kg/da), Mart ayında yapılan geç dikimlerde ise en düşük yumru verimi elde edilmiştir (961.7 kg/da). Çeşitler arasında incelenen tüm özellikler bakımından önemli farklılıklar bulunmuş ve Mondial (orta geççi) ve Felsina (orta erkenci) çeşitleri en yüksek (sırasıyla, 1387.5 ve 1289.5 kg/da), erkenci çeşitler ise (Carrera ve Adora) en düşük verim potansiyeline sahip olmuştur. Dikim zamanı x çeşit interaksiyonu; hasat indeksi, bitki kuru madde oranı, özgül ağırlık ve yumru verimi bakımından önemli bulunmuş ve Şubat ayı ortasında dikilen Mondial çeşidi 1749.1 kg/da ile en yüksek verimi vermiştir.

 

Anahtar Kelimeler:Patates, Solanum tuberosum, dikim zamanı, olgunlaşma grubu

 

 

 

 

 

ÇUKUROVA KOŞULLARINDA KIŞLIK DÖNEMDE YETİŞTİRİLEN BAZI YEMEKLİK VE SANAYİ TİPİ PATATES ÇEŞİTLERİNİN VERİM POTANSİYELLERİNİN BELİRLENMESİ

 

Halis ARIOĞLU1Umur ÇÜRÜK2Bihter ZAİMOĞLU3Cemal KURT4

 

1Ç.Ü.Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü-ADANA

2Ziraat Yük. Müh.-ADANA

3Ç.Ü.Kozan MYO-KOZAN

4Ç.Ü.Fen Bilimleri Enstitüsü-ADANA

 

 

ÖZET

Bu çalışma; Çukurova bölgesi koşullarında kışlık dönemde yetiştirilen bazı yemeklik ve sanayi tipi patates çeşitlerinin verim potansiyellerinin belirlenmesi amacıyla 2003-2004 yıllarında Ç.Ü.Ziraat Fakültesi Deneme Tarlasında Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulup, yürütülmüştür. 2003 yılında farklı olgunlaşma grubuna giren 25, 2004 yılında ise 17 adet patates çeşidi materyal olarak kullanılmıştır.

Araştırma sonuncunda denemeye alınan patates çeşitleri arasında incelenen özellikler bakımından önemli düzeyde farklılıklar saptanmıştır. Araştırma sonuçlara göre; dekara en yüksek yumru verimi 2003 yılına Cosmos (6352 kg/da), Binella (5969 kg/da), Marabel (5834 kg/da) ve Proventa (5568 kg/da) çeşitlerinden, 2004 yılında ise Binella (6304 kg/da), Armada (4769 kg/da), Burren (4633 kg/da) ve Marabel (4313 kg/da) çeşitlerinden elde edilmiştir. İki yıllık sonuçlar dikkate alındığında; Çukurova bölgesinde sanayi tipi patates çeşitlerinin başarıyla yetişebildikleri ve yüksek verim oluşturdukları saptanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Patates, Yumru verimi, Yumru sayısı, Çeşit, Yumru iriliği

 


BazI Patates Çeşitlerinin Erzurum-Pasinler Ekolojik

KoşullarIna Uyumu

 

Mücahit PEHLUVAN1

Ahmet Metin KUMLAY2

Canan KAYA1

Elif TOZLU1

Tülay DİZİKISA1

Melih OKÇU1

 

1. Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 25090, Dadaşkent, Erzurum

2. Afyon Kocatepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği, Afyon

 

Özet

2000-2002 yılları arasında üç yıl boyunca Erzurum-Pasinler ekolojik koşullarında yürütülen bu çalışmada üçü standart, toplam 11 patates çeşidi (Hermes, Kondor (st), Shepody, Ernie, Monalisa, Desire, Pasinler-92 (st), Lady Rosetta, Agria, Marfona, Granola (st)) kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlı olarak planlanmış, çeşitlerde verim, büyük orta ve küçük yumru oranları, bitki ana sap sayısı,olgunlaşma gün sayısı, bitki boyu, bitki çıkış oranı gibi özellikler incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; verimi en yüksek çeşitler sırasıyla Agria (2556,5 kg/da) ve Desire (2176,10 kg/da) çeşitleri olmuştur.

Anahtar kelimeler: Patates, Çeşit, Adaptasyon

 

 

 

 

2006 YILI MİLLİ ÇEŞİT LİSTESİNDE YER ALAN PATATES ÇEŞİTLERİNİN VERİM , KALİTE YÖNÜNDEN İRDELENMESİ VE ÜRETİMDEKİ YERİ

 

Adem TEMUR¹Nesibe TERLEMEZ¹Kamil YILMAZ¹

 

¹Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi, Ankara

 

ÖZET

Ülkemizde çeşit tescil çalışmaları 1963 yılından itibaren 308 sayılı “Tohumlukların Tescil Kontrol Ve Sertifikasyonu Hakkında Kanun”un yayınlanması ve uygulamaya konulmasıile yasal bir çerçeveye kavuşturulmuştur.

Yeni çeşit adayları Tarımsal Değerleri Ölçme(TDÖ) denemeleri ile ülkemizin farklı ekolojilerinde standart(kontrol) çeşitler ile birlikte test edilmektedir. Bu bildiride 1972 yılından bugüne kadar tescil edilen ve 2006 yılı milli çeşit listesinde yer alan 63 patates çeşidi bulunmaktadır.

Bu çalışmada söz konusu çeşitlerin verim, kalite ve sertifikalı tohumluk üretim miktarları yönünden değerlendirilmesi yapılmıştır.Çeşitler yemeklik, sanayilik ve yemeklik-sanayilik olmak üzere 3 ana grup altında toplanarak değerlendirilmiştir.

  

 


NİĞDE VE NEVŞEHİR KOŞULLARINDA FARKLI OLGUNLAŞMA GRUBUNA GİREN BAZI PATATES ÇEŞİTLERİNDE, DEĞİŞİK DİKİM ZAMANLARININ VERİM VE KALİTE ÜZERİNE ETKİLERİ

Hüseyin ONARAN, L.Abdullah ÜNLENEN, Murat Nam, M. Gökhan BİLGİN

Patates Araştırma Enstitüsü, NİĞDE

ÖZET

Araştırma çalışmaları, 2003-2004 yıllarında, Enstitü arazilerinde kurulup, yürütülmüştür. Deneme alanının sıcaklık, yağış ve nem oranı gibi iklim özellikleri, dikim ve hasat tarihlerini içeren dönem içerisinde, uzun yıllar ortalamaları ile karşılaştırmalı olarak incelenmiş; deneme alanı topraklarının analizi yaptırılarak incelenmiştir. Denemeler, farklı olgunlaşma grubuna giren erkenci, orta erkenci ve geççi çeşitlerden altı adet çeşit mart ayının ortasından itibaren sekiz farklı dikim zamanında, bölünmüş parseller deneme desenine göre, 3 tekrarlamalı olarak kurulmuş ve yürütülmüştür. Araştırmada bitkisel materyal olarak; erkenci Agata ve Jaerla çeşitleri, orta erkenci Marfona ve Marabel çeşitleri ve geççi olarak Agria ve Granola çeşitlerinin 35-60 mm büyüklüğündeki sertifikalı tohumluk yumruları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; çıkış süresi (gün), çıkış oranı (%), bitki başına ana sap sayısı (adet/bitki), tek bitki verimi (gr/bitki), ortalama yumru ağırlığı (gr), pazarlanabilir verim (%), olum (gün), dekara yumru verimi (kg/da) ve yumru kuru madde oranı (%) gibi özellikler, istatistiksel olarak birbirinden önemli derecede faklı bulunmuşlardır. 2004 yılı verilerindeki çıkış oranı (%) dışındaki özelliklerde; çeşitler ve dikim zamanları arasındaki interaksiyon her iki yılda da önemli bulunmuştur. Çalışmada iklim verileri de dikkate alındığında; 1.(16Mart) ve 2.(31Mart) dikim zamanları yıllara göre riskli olmakla beraber, 3.(15Nisan), 4.(30Nisan) ve 5.(15Mayıs) dikim zamanları bölgemiz için uygun bulunmuştur. Ayrıca kullanılacak tohumluğun iyi muhafaza edilmesi halinde, 6.(30Mayıs) dikim zamanları da geç kalındığı zaman tercih edilebilir. Ancak 7.(14Haziran) ve 8.(29Haziran) dikim zamanları da riskli bulunmuştur. Hastalık ve zararlılar yönünden, 7.(14Haziran) ve 8.(29Haziran) dikim zamanlarında patates böceğine karşı ilaçlama yapılmasına ihtiyaç görülmezken, mantari hastalıklara karşı koruyucu ilaçlama yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur

Anahtar kelimeler: Patates, çeşit, dikim zamanı, verim ve kalite

 

 

 

 

FarklI Ön-Sürgünlendirme Tarihlerinin ve Dikim MetotlarInIn Patates (Solanum tuberosum L.) Yumrusunun BazI Kalite Özellikleri Üzerine Etkileri

 

Kemalettin KARA1*Zühal KAVURMACI1Erdoğan ÖZTÜRK1Taşkın POLAT1

 

*kara@atauni.edu.tr

1Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü

 

Özet

Bu çalışma, farklı tarihlerde ön-sürgünlendirmeye alınan tohumluk yumruların, farklı dikim metotları ile dikilmesinin patates yumrusunun bazı kalite özellikleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2002 ve 2003 yıllarında yapılmıştır. Dört ön-sürgünlendirme tarihi (15 ve 30 Mart ile 14 Nisan ve Kontrol) ve beş dikim metodu (ocak ve karık usulü, pulluk arkası, yarı otomatik ve tam otomatik dikim makinesi ile dikim)’nun yer aldığı bu araştırma “Şansa Bağlı Tam Bloklar” deneme deseninde “Bölünmüş Parseller” düzenlemesine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Ana parsellerde dikim yöntemleri, alt parsellerde ise ön-sürgünlendirme tarihleri denenmiştir.

Dikim metotlarının kuru madde, nişasta ve protein oranı ve cips verimliliği üzerine etkisi olmamış,özgül ağırlık ve cipsin yağ çekme oranı üzerine etkisi olmuştur. Ön-sürgünlendirme tarihlerinin protein oranı üzerine etkisi önemli olmuş, kuru madde, nişasta, cipsin yağ çekme oranı ve cips verimliliği üzerine etkisi olmamıştır.

İki yıllık sonuçlara göre, yumruların yağ çekme ve protein oranı dikkate alındığı zaman, tohumluk patates yumruları 14 Nisan tarihinde ön-sürgünlendirmeye alınıp, pulluk arkası dikim metodu ile dikimleri yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Patates, Ön-Sürgünlendirme, Dikim Metotları, Kalite Özellikleri


FarklI Ön-Sürgünlendirme Tarihlerinin ve Dikim MetotlarInIn Patates (Solanum tuberosum L.) YumrusununTopraktaki Duruş PozisyonlarI Üzerine Etkileri

 

Kemalettin KARA1*Zühal KAVURMACI1Erdoğan ÖZTÜRK1Taşkın POLAT1

 

* kara@atauni.edu.tr

1Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü

 

Özet

Bu çalışma, farklı tarihlerde ön-sürgünlendirmeye alınan tohumluk yumruların, farklı dikim metotları ile dikiminin yumruların topraktaki duruş pozisyonları üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2002 ve 2003 yıllarında yapılmıştır. Dört ön-sürgünlendirme tarihi (15 ve 30 Mart ile 14 Nisan ve Kontrol) ve beş dikim metodu (ocak ve karık usulü, pulluk arkası, yarı otomatik ve tam otomatik dikim makinesi ile dikim)’nun yer aldığı bu araştırma “Şansa Bağlı Tam Bloklar” deneme deseninde “Bölünmüş Parseller” düzenlemesine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Ana parsellerde dikim yöntemleri, alt parsellerde ise ön-sürgünlendirme tarihleri denenmiştir.

Dikim metotlarının yumrunun taç kısmının duruş pozisyonlarından aşağıya doğru olanları üzerine istatistiki olarak etkisi olmuş, diğer duruş pozisyonları üzerine etkisi olmamıştır.Ön-sürgünlendirme tarihlerinin yumruların duruş pczisyonlarından sadece taç kısmının yukarı gelmesi üzerine etkisi olmuş, diğer duruş pozisyonları üzerine etkisi olmamiştır.

İki yıllık sonuçlara göre; incelenen özellikler dikkate alındığında patates yumrularına ön-sürgünlendirme uygulanmalı, ocak ve karık usulü vepulluk arkası dikim metodu ile dikim yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler: Patates, ön-sürgünlendire, dikim metotları, taç

 

 

 

 

Patates (Solonum tuberosum L.) için Uygun Olan Ön Bitkilerin Belirlenmesi

 

Kemalettin KARA1*Erdoğan ÖZTÜRK1Taşkın POLAT1

 

kara@atauni.edu.tr

1Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü

 

Özet

Bu araştırma, Erzurum da sulu şartlarda patates için en uygun ön bitkinin tespit edilmesi amacıyla, 1998 ve 1999 yıllarında yürütülmüştür. Deneme birinci yıl şerit parseller halinde “Şansa Bağlı” olarak üç tekerrürlü kurulmuş, ikinci yıl ise şerit parseller yedi alt parsele ayrılarak bitkiler ekilmiştir.

İncelenen özellikler bakımından rakamsal olarak farklılık olmasına rağmen istatistiki olarak farklılık bulunamamıştır. Şeker pancarı ve ayçiçeği sonrası dikilen patateslerin verimi kontrole göre düşük, fiğ, buğday, fasulye ve arpadan sonra dikilen patateslerin verimi ise kontrole göre daha fazla olmuştur.

Bu çalışma sonucuna göre, patatesin yumru verimi ve kalite özelliklerinden cipsin yağ çekme oranı ile protein oranı dikkate alındığın da patates için en uygun ön bitkilerin buğday, arpa, fasulye ve fiğ olduğu belirlenmiş, şeker pancarı, ayçiçeği ve kendisinin ise ön bitki olarak ekilmesi önerilmemektedir.

Anahtar Kelimeler: Patates, ön bitki, buğday, arpa, fasulye, fiğ, şeker pancarı, ayçiçeği.

 

 


TRAKYA BÖLGESİNDEKİ PATATES ÜRETİMİNDE MALİYET VE GELİR GÖSTERGELERİNDEKİ DEĞİŞİM VE EĞİLİMLER*

 

Dr. Erol ÖZKAN

Ziraat Yüksek Mühendisi

 

Başak AYDIN

Endüstri Mühendisi

 

 

Özet

 

Bu bildiride irdelenen, suludaki patates yetiştiriciliğindeki üretim girdi ve maliyetlerinin hesaplanmasında; 1992-1994 yılları arasında Trakya bölgesinin farklı yörelerinde yer alan köylerden, 32 işletme parselinden, 217,5 dekar alandan kayıt ve anket yöntemi ile toplanarak saptanan işgücü ve diğer girdiler esas alınmıştır. Belirtilen üründe; Trakya Bölgesi için belirlenmiş olan bu temel verilerden yararlanılarak ele alınan dönemler için hesaplanan üretim maliyetleri ve gelirlerindeki yıllık değişimler incelenmiştir. Üretim maliyetleri, ürün satış fiyatları, net gelir indeksleri vb. göstergeler, aynı dönemler için enflasyon indeksleri ile kıyaslanmıştır. Bu göstergelerdeki ilişkiler ile yıllık değişim eğilimleri de incelenmiş ve etkili faktörler üzerinde durulmuştur.

Anahtar kelimeler: Üretim maliyeti, gelir, enflasyon, indeks

 

 

 

 

KARADENİZ BÖLGESİNDE PATATESİN ÜRETİM TEKNİĞİ VE PAZARLAMASI

 

 

Ahmet YULAFCIHüseyin DURAN

 

ÖZET

Bu çalışma Karadeniz Bölgesinde patates üretim tekniği ve pazarlama yapısını ortaya koymak ve bunlarla ilgili problemleri tespit etmek amacıyla 2003-2004 yıllarında yürütülmüştür. Gerekli veriler bölgede yer alan 6 ildeki 125 adet üreticiden anket yoluyla toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Karadeniz Bölgesinde işletme başına patates dikim alanı ortalama 8,2 dekardır. Dikimler mart ve nisan, hasatlar ise eylül ve ekim aylarında yoğunlaşmaktadır. En çok kullanılan çeşit Marfona’dır.Dekara ortalama verim 1.616 kg’dır.En çok görülen hastalık mildiyö, zararlı patates böceği, yabancı ot ise yabani yulaftır. Patatesler hasat sonrası iriliklerine göre 3 boya ayrılmakta ve üretilen patatesin %85’i satışa arz edilmektedir. Ürünler 2,3-4,5 ay depolanmakta olup bölgede en yaygın depo tipi toprak silolardır. Pazarlamada en önemli problem ürün fiyatlarının düşük olmasıdır. Girdi fiyatlarının yüksekliği, zararlılar, kaliteli tohumluk temininde yaşanan sorunlar genel şikayet konularıdır.

 

Anahtar Kelimeler : Karadeniz Bölgesi, patates, üretim tekniği, tohumluk, pazarlama

 


PATATES TARIMI MEKANİZASYONUNDAGELİŞMELER

 

Prof. Dr.Hasan Bal

Özet

 

Patates tarımındamekanizasyon seviyesiyüksektir..Son yıllardaki gelişme eğilimleri daha çok ürün kalitesi ve üretim rantabilitesini artıracak yönde olmaktadır.

 

Bu çalışmada patates tarımında uygulanan yeni toprak hazırlığı,dikim ,bakım ve hasat teknikleri ve bunlara ilişkin alet ve makinalar tanıtılarak mekanizasyondaki gelişim eğilimleri açıklanmaya çalışılacaktır.

 

 

 

 

ÇUKUROVA BÖLGESİNDE DENEMEYE ALINAN BAZI PATATES ÇEŞİTLERİNİN CİPS ÜRETİMİNE UYGUNLUĞU

 

Hatice ÇELİK, Hasan FENERCİOĞLU, Halis ARIOĞLU

 

Çukurova bölgesinde Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü tarafından yetiştirilmeye alınan patates çeşitlerinin cipse işlenmeye uygunluklarının araştırıldığı bu çalışmada materyal olarak Agria, Felsinia, Hermes, Remerka, Shepody ve Vangoh çeşitleri kullanılmıştır.

Araştırmada kullanılan patatesler, 1.6 mm kalınlığında dilimlenen patatesler 180°C’de kızartılmıştır. Kızartma süresi çeşide bağlı olarak 3.0-4.5 dakika arasında değişmiş ve kızartma işlemi hava kabarcıklarının son bulmasına kadar sürmüştür. Kızartma işleminden sonra cipsler 55°C’de 5 dakika etüvde bekletilerek yağ fazının süzülmesi sağlanmış ve polietilen ambalajlar içerisinde oda koşullarında muhafazaya edilmiştir.

Elde edilen bulgular dikkate alındığında cipse işlenmeye en uygun çeşitlerin çalışılan çeşitler arasında Vangoh ve Hermes çeşitleri olduğu; Agria çeşidinin düşük kuru madde oranına rağmen cipse işlenmeye uygun olduğu; Remerka, Felsinia ve Shepody çeşitlerinin ise zorunlu hallerde seçilebileceği belirlenmiştir.

 

Anahtar Kelimeler: Patates, Cips, Renk, Kızartma, Fiziksel ve Kimyasal Özellikleri

 

 

 

 

 

PATATESTE SU-VERİM İLİŞKİLERİ

 

Sermet ÖNDER1Derya ÖNDER1

 

1 M.K.Ü Ziraat Fakültesi, Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü, Antakya-HATAY

 

Özet

 

Bitki yetişme süresi 120-150 gün olan bir patates bitkisi için bitki su gereksinimi (Evapotranspirasyonu, ET) iklime bağlı olarak 500-700 mm arasındadır. Sulama suyu ile yumru ağırlığı arasında doğrusal bir ilişki olduğu belirtilmektedir.

Patates toprak su eksikliğine oldukça duyarlıdır. Optimum verim topraktaki kullanılabilir suyun %30-50’ den daha fazla olmadığı koşullarda elde edilmektedir. Eğer EK’ nin %50’ sinden daha aşağılara inilirse verimde azalma meydana gelmektedir. Çimlenme, yumru oluşumu ve ürün oluşumu dönemlerindeki su eksikliği verimde en büyük etkiye sahiptir. Buna karşın olgunlaşma ve erken vejetatif dönemlerinde suya daha az duyarlıdır.

Son yıllarda açık su yüzeyi buharlaşma kabına bağlı sulama programları yaygın olarak uygulanmaktadır.Yöntem, uygulanması kolay, ekonomik ve doğru olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, söz konusu yöntemin uygulanmasına ilişkin açıklamalar yapılacaktır.

Patates sulamasında karık, damla ve yağmurlama sulama yöntemleri en yaygın olanlardır. Bazı koşullarda toprak altı damla sulama yapılabilir. Buna karşın yaygın olarak kullanılan yöntemler karık ve yağmurlama sulamadır. Son yıllarda, damla sulama yöntemi de, patates sulamasında kullanılabilen bir yöntemdir. Her sulama yönteminin avantajları yanında olumsuzluklarıda göz önüne alınması gereklidir. Bu çalışmada, yukarda değinilen konular yanında farklı sulama yöntemlerinin patates verimine ilişkin araştırma sonuçları ele alınacaktır.

 

 

 

 

NİĞDE VE AKSARAY İLLERİ TOPRAKLARI VERİMLİLİK DURUMLARI

 

Dr. Yusuf IŞIK

Ziraat Yüksek Mühendisi*

 

*Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü

 

ÖZET

 

Niğde ve Aksaray illeri topraklarının verimlilik durumunu ortaya koyabilmek amacı ile tarım alanlarından her bir kilometresinden beş ayrı noktadan alınan toprak örnekleri paçal yapılarak, bünye, pH, toplam tuz, organik madde, kireç, yarayışlı potasyum ve yarayışlı fosfor analizleri yapılmıştır.Analizler sonunda, yöre topraklarının verimlilik durumları ortaya konulmuş ve bu analiz sonuçlarına göre 1/100 000 ölçekli verimlilik haritaları hazırlanmıştır.Araştırma sonucunda, her iki il topraklarının genellikle orta ağır veya ağır bünyeli, kireç bakımından zengin, alkali karakterde oldukları görülmüştür. Araştırma konusu illerdeki tarım alanlarının yaklaşık % 76’sı organik madde bakımından, % 56’sı fosfor bakımından yetersiz durumda olmakla beraber, % 98’i potasyum bakımından yeterli durumdadır.

 

 

 

 

 

Konya Yöresinde Patatesin Azotlu ve Fosforlu Gübre İsteği

 

Dr. Yusuf IŞIK*

 

*Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü

 

Özet

 

Bu araştırma; Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü tarafından Konya Yöresi sulu şartlarında yetiştirilen patatesin fosforlu ve azotlu gübre isteğini belirlemek maksadıyla 1983-1988 yılları arasında Cosima, İsola ve Granola çeşitleri kullanılarak yürütülmüştür. Denemelerin toplu değerlendirmesi sonucunda uygulanan azotlu ve fosforlu gübre dozları ile patates kök verimi arasında istatistik anlamda önemli ilişkilerin olduğu görülmüştür. Patates verimi ile uygulanan azotlu gübre arasındaki ilişkinin Y = 1526.9 + 64.16x – 1.9155x2 eşitliği ile; fosforlu gübre ile patates verimi arasındaki ilişkinin de Y=2162.0+44.93x-1.5830x2 eşitliği ile ifade edilebileceği görülmüştür. Bu eşitliklere göre en yüksek patates yumru verimi 17.0 kg N/da ve 14.0 kg P2O5/da hesabıyla azotlu ve fosforlu gübre uygulamaları sonunda elde edilmektedir. Ancak 2005 yılı gübre ürün fiyatları göz önüne alınarak yapılan hesaplamalarda, ekonomik olarak uygulanması gerekli azotlu gübre miktarı 16 kg N/da, fosforca fakir alanlarda uygulanması gerekli fosforlu gübre miktarı ise 13.4 kg P2O5 /da olarak belirlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Konya , Patates, Azot, Fosfor

 


 

ArItma Çamuru Uygulamasının Patates Yaprak ve Yumrusunun Toksik Element KapsamlarI ve Patates Verimi Üzerine Etkileri

 

Dr. Yusuf IŞIK*Nihal GÖKSU*Şengül TONGARLAK

Ziraat Yüksek MühendisiZiraat Mühendisi        Kimya Mühendisi

 

*Konya Toprak ve Su Kaynakları Araştırma Enstitüsü

 

Özet

 

Bu çalışma, tarımda kullanılan arıtma çamurlarının içerdiği potansiyel toksik elementlerin topraktaki bakiye etkilerini ve bitkiye geçen miktarları ile bitki gelişimi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür.

Araştırma, Patates+Buğday, Buğday+patates ekim nöbetlerinde ve 4x3 tesadüf blokları deneme metoduna göre yürütülmüştür. Araştırmada, hiçbir gübre uygulamasının yapılmadığı kontrol (A), bitkilerin optimum NP ihtiyacı (B),3.0 ton/da arıtma çamuru uygulaması(C) ve 6.0 ton/da arıtma çamuru uygulaması(D) deneme konusu olarak alınmıştır. Arıtma çamuru, muhtemelen tuz kapsamının yüksek olmasına bağlı olarak, uygulama yılında denemeye alınan patateste verim azalmasına sebep olmuştur. Bakiye yıllarında ise optimum NP seviyesinde verim artışı sağlamıştır. Bu artışlar IV. bakiye yılına kadar sürmüştür. Arıtma çamuru uygulamasına bağlı olarak, toprakta organik madde, elektriksel iletkenlik, yarayışlı fosfor ve potasyum ile ekstrakte edilebilir Fe, Cu, Zn, Mn, Cd, Pb ve Ni miktarları artmıştır. Uygulama yılını takip eden I. ve II. bakiye yıllarında toprakların ağır metal kapsamında bariz bir azalma görülmemiştir. Arıtma çamuru uygulaması denemeye alınan patates bitkisinde bazı ağır metallerin artmasına sebep olmakla beraber bu değerler normal sınırları aşmamış ve insan sağlığını tehdit eder seviyelere ulaşmamıştır.

Anahtar Kelimeler: Arıtma çamuru, patates, toksik element.

 

 

 

 

 

MAGNEZYUMLU VE POTASYUMLU GÜBRE UYGULAMALARININ PATATES

VERİMİNE ETKİLERİ

Gezgin, S1, Zengin, M1., Gökmen, F1., Dursun, N1., Çakmak, İ2.

1Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Toprak Bölümü, Konya

2Sabancı Üniversitesi, Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Tuzla-İstanbul

ÖZET

Nevşehir ve Niğde illerinde 2004 ve 2005 yıllarında dört farklı lokasyonda (Kaymaklı, Derinkuyu-Özyayla köyü, Divarlı köyü) yetiştirilen Granola çeşidi patatesin verim ve verim unsurlarına farklı kaynaklarla (15.15.15, jips, kieserite, potasyum sülfat, kalimagnesia, amonyum sülfat) uygulanan K, Mg ve S’ün etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre her iki yılda tüm lokasyonlarda patates yumru verimleri, yumru çapına göre dağılım ve yumru kuru madde kapsamı üzerine uygulanan gübrelerin etkileri lokasyonlara bağlı olarak değişmekle birlikte çok önemli ve farklı düzeylerde olmuştur. Her iki yılda da tüm lokasyonlarda elde edilen patates yumru verimleri N ve P yanında K, Ca, Mg ve S uygulamasını sağlayan gübre uygulamaları ile sadece N ve P uygulamasını sağlayan kontrole göre % 2.4 ile % 132.9 arasında değişen oranlarda artmıştır. Her iki yılda bütün lokasyonlarda en yüksek verim CAN + DAP + Kalimagnesia + Üre gübreleri ile hektara 650 kg N, 120 kg P2O5, 120 kg K2O, 68 kg S ve 40 kg MgO’in uygulandığı 6 nolu muamele ile elde edilmiş olup bunu CAN + DAP + potasyum sülfat + üre gübrelerini içeren 5 nolu muamele takip etmiştir. Aynı zamanda en yüksek yumru verimine neden olan 6 nolu muamele ile < 35 mm çapa sahip yumru veriminde kontrole göre tüm lokasyonlar ortalaması olarak % 22.9 oranında azalma meydana gelmiştir.

Anahtar Kelimeler: Patates, kalimagnesia, kieserite, verim, kalite.

 

Hafif Bünyeli Topraklarda Değişik Münavebe  Sistemlerinde Organik Madde, Azot Gübrelemesi ve Damla Sulama + Fertigasyon PlanlamasInIn Nükleer ve İlgili Teknikler KullanIlarak AraştIrIlmasI

 

 

M. Basri Halitligil1, H.Onaran3, B. Sonmez2, H.Kislal1, M. Nam3,S. Kale2, F. Ergul2

 

1Turkiye Atom Enerjisi Kurumu – SarayköyNükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi, Ankara

2Tarım ve Köyişleri Bakanlığı – Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü -Toprak Gübre Araştırma Enstitüsü, Ankara

3Tarım ve Köyişleri Bakanlığı – Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü - Niğde Patates Araştırma Enstitüsü, Niğde

 

Özet

 

Organik madde miktarı düşük olan Niğde-Nevşehir yöresinin hafif bünyeli topraklarında çiftçiler genellikle patates-patates veya buğday-patates ekim sistemlerini kullanmaktadır. Bu da toprakların olumsuz strüktür durumlarını ortaya çıkartmakta böylece yörede elde edilen verimler sürekli azalmaktadır (Onaran ve ark., 2004). Bu süreçte yöre çiftçileride verim düşüşlerini gidermek için daha fazla azotlu gübre ve sulama suyu tatbik etmektedirler ve bilmeden yöredeki taban sularının nitrat bakımından kirlenmesine yol açmaktadırlar.

Bu durumları iyileştirmek için bu araştırmanın amacı Niğde-Nevşehir yöresinde uygulanacak olan iki yeni münavebe sistemlerinde (1. fig-patates-buğday-fig, ve 2. yonca-yonca-patates-yonca) 15N etiketli gübre, enviroscan, nötron prob ve tansiyonikler kullanarak a) toprak strüktürünün değişiminin belirlenmesini ve b) patates için damla sulama + fertigasyon planlamasının ortaya çıkarılmasıdır.

Bu amaclarla Niğde Patates Araştırma Enstitüsü arazisinde bir pilot ve bir de demastrasyon olmak üzere iki deneme kurulmuştur. Her iki denemede de azot dozları şöyle olmuştur: N0 = 0 kg N/ha(Gübresiz), N1 = 10 kg N/haFiğ için,N1 =30 Kg/haYonca (birinci yıl tek bir gübreleme yapılmıştır), N1 =250 kg N/haPatates için, N1 =150 kg N/haBuğday için. Pilot denemesi 15N etiketli amonyum sulfat gübre uygulaması ve ayrıca Enviroscan (10, 30, 60 ve 90 cm derinliklerinde algılayıcıları olan) probları, nötron prob (0-30, 30-60 ve 60-90 cm derinliklerinde) access tübleri ve 0-30, 30-60 ve 60-90 cm toprak derinliklerinde tansiyonikleri ihtiva etmiştir. Buna mukabil demastrasyon denemesinden etiketsiz amonyum sulfat yukarıda belirtilen dozlarda uygulanmıştır. Pilot denemesinin her bir parselinden ekimden önce 0-5, 5-10, 10-30, 30-60 ve 60-90 cm derinliklerinden toprak örnekleri alınarak bunlarda tüm fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır. Bu örneklerde ilave olarak strüktür (agregat stabilitesi) ve total karbon tayinleri yapılacaktır. Yonca iki yıl boyunca (Mart 2006 – Ekim 2007) gerektiğinde kesilip hayvan yemi olarak kullanılacak ve Ekim 2007’ de yeşil gübre olarak toprak içerisine karıştırılacakve nihayetinde Nisan 2008’ de patates ekilecektir. Her bitki hasat döneminde gerekli bitki ve toprak örnekleri alınarak hepisinde total azot, 15N analizleri buna ilave olarak toprak örneklerinde total karbon ve strüktür analizleri yapılacaktır. Ayrıca patates yumrularında Nitrat analizleri yapılacak.

 

 


FARKLI YEŞİL GÜBRE BİTKİLERİNİN VE AZOT DOZLARININ PATATESDE YUMRU VERİMİ VE VERİM KOMPONENTLERİ ÜZERİNE ETKİSİ

 

Mehmet SİNCİK1Z. Metin TURAN1A. Tanju GÖKSOY1

 

1) sincik@uludag.edu.tr, Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, BURSA

 

Özet

 

Bu araştırma, farklı ön bitkilerin ve azot dozlarının patateste yumru verimi ve verim komponentleri üzerine etkisini belirlemek amacıyla iki yıl süreyle (2004 ve 2005) Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme tarlalarında yürütülmüştür.

 

Üç farklı ön bitki (adi fiğ, buğday ve bakla), üç farklı patates çeşidi (Marfona, Hermes ve Agria) ve dört farklı azot dozunun (0, 7.5, 15.0 ve 22.5 kg/da) kullanıldığı bu araştırma, bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre 4 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. Araştırmada bitki boyu, ocakta ana sap sayısı, ocakta yumru sayısı, yumru verimi, pazarlanabilir yumru oranı ve tek yumru ağırlığı komponentleri incelenmiştir.

 

Araştırma sonucunda, ele alınan bütün özellikler bakımından en yüksek değerler, adi fiğ ve baklanın ön bitki olarak kullanıldığı patates parsellerinden elde edilmiştir.

 

Anahtar Kelimeler: Patates, ön bitki, azot dozu, yumru verimi, verim komponentleri

 

 

 

 

 

AVRUPA BİRLİĞİ ADAYLIK SÜRECİNDE UYUMLAŞTIRILAN PATATES KONTROL DİREKTİFLERİNİN GETİRDİĞİ YENİLİKLER

 

Şenol ALTUNDAĞ 1Aynur KARAHAN 1 Meriç ÖZAKMAN 1

 

ÖZET

 

Türkiye’nin 2000 yılında Avrupa Birliği (AB) üyeliğine adaylığının onaylanmasından sonra bir çok alanda olduğu gibi tarım alanında da uyum çalışmalarına başlanmıştır. Bitki sağlığı alanında uyum çalışmaları çerçevesinde patateste önemli bakteriyel hastalıklardan biri olan Ralstonia solanacearum(Smith) Yabuuchi et al. (Patateste Kahverengi Çürüklük ve Patates ve Domates Bitkilerinde Bakteriyel Solgunluk Hastalığı) ve Clavibacter michiganensis subsp. sepedonicus (Spieckermann and Kotthoff) Davis et al. (Patates halka çürüklük hastalığı) ile ilgili tebliğler hazırlanmıştır. AB mevzuatlarına göre hazırlanan bu tebliğler, C.m.subsp. sepedonicus 28.09.2002 tarihinde 2002/59 sayılı tebliğ numarası ile R.solanacearum ise 29.09.2002 tarihinde 2002/62 sayılı tebliğ numarası ile Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu tebliğler ile, sürvey metotları, örnekleme zamanı, şekli ve yeri, etmenlerin teşhisinde hangi yöntemlerin kullanılacağı, hastalığın tespit edilmesi halinde hangi önlemlerin alınacağı, hastalıklı materyalin imhası, kayıt sistemlerinin nasıl tutulacağı ve hastalığın kaynağına nasıl ulaşılacağı gibi bir standart oluşturmaya yönelik konular en ince ayrıntılarına kadar belirlenmiştir.

Bu tebliğler, AB uyum çerçevesinde bitki sağlığı alanında yapılmış olan ve AB ile bire bir uyum sağlayan ilk tebliğlerdir. Gerek hastalıklar ile ilgili olarak yapılan testlerde, gerekse alınacak olan tedbirlerde bütün AB üyesi ülkeler ile aynı prosedürlerin uygulanması, üreticilere kayıt tutma, devlet kurumlarına kontrol, sürekli takip, hastalık tespit edilmesi halinde alınması gereken acil önlemler ve sonrasında alınması gerekli yasal önlemler konusunda önemli yükümlülükler getirmesi açısından, ülkemiz için önemli bir ilerleme olarak kabul edilebilir.

 

Anahtar kelimeler: Patates kontrol direktifleri, patates kahverengi çürüklük hastalığı, patates halka çürüklük hastalığı

 

 

 

Türkiye’de Ticari Patates Çeşitlerinin Siğil [Synchytrium endobioticum (Schilb.) Perc.] HastalIğIna ReaksiyonlarI ve HastalIğIn Verime Etkisi

 

Emel ÇAKIR1, Hüseyin ONARAN2, Hüseyin DURAN3, M. Gökhan BİLGİN2

 

 

1Ankara Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü

                  2Niğde Patates Araştırma Enstitüsü

3Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü

Özet

Patates Siğil Hastalığı,Synchyrium endobiticum tarafından meydana getirilen çok ciddi, EPPO A2 karantina listesine dahil bir fungal hastalıktır. Bu hastalık etmeni uzun yıllar toprakta canlılığını devam ettirebilen obligat bir fungus olup başlıca konukçusu patatestir. Türkiye’de ticari olarak yetiştirilen yemeklik, sanayilik nişastalık ve ileride üretim izni alabilecek patates çeşitlerinin Patates Siğil Hastalığına karşı reaksiyonlarını, hastalığın bu çeşitlerde verime ve pazar değerine etkisini tespit etmek amacıyla 2004–2005 yıllarında yürütülen çalışma tarla koşullarında yürütülmüştür. Tarla denemeleri Türkiye’de hastalığın bulunduğu iki bölgede Orta Anadolu’da Nevşehir ili Kaymaklı kasabasında ve Karadeniz Bölgesinde Ordu ili Aybastı ilçesinde seçilen spor yoğunluğu bilinen bulaşık tarlalarda iki farklı yerde yapılmıştır. Bu çalışma ile Türkiye’de yetiştirilmekte olan Russet Burbank, Hermes, Desire, Panda, Lady Rosetta, Soleia, Justine, Alaska, Elodie, Van Gogh, Felsina, Adora, Mondial, Latona, Agria, Lady Claire, Marfona, Satina, Cosmos, Granola, Sante, Banba, Slaney, Orla, Provento, Konsul, Anna, Kanka, Hopaley, Agata, 92 F 100.3, Chiepe, Colorado, Canelle, Doline, 92 F 310.10, Donald, Tomensa, Dorado, Charlotte, Ranger Russet, Farmer, Green Vale 51, Horizon, White Lady, Valor, Cabaret, Pomeroy, Marabel, Buchan, Miragro, Sebastian, Serafina, Harmony, Barnadette, Cycloon, ticari patates çeşitleri ve yöresel Aybastı Beyazı, Aybastı sarısı çeşitlerinde çalışılmıştır. İncelenen ticari çeşitlerden Latona, Provento ve Van Gogh çeşitleri tolerant,diğer çeşitler ise hassas olarak değerlendirilmiştir. Mahalli çeşitlerden Aybastı sarısı kendi bölgesinde hastalığa dayanıklı bulunmuştur. Hastalıklı alanda en yüksek pazarlanabilir verimi Provento çeşidi, en düşük verimi ise Lady Rosetta çeşidi sağlamıştır.

 

 

 

 

ÜLKEMİZDE PATATESLERDE YAPILMIŞ VİRÜS HASTALIKLARI İLE İLGİLİ

ARAŞTIRMALAR

 

Üftade GÜNER

 

ÖZET

Solanaceae familyası içinde yer alan patates (Solanum tuberosum L.), dünya nüfusunun beslenmesinde temel gıda kaynakları arasında yer alan bir çapa ve sanayi bitkisidir. Yumrularının %20-30 nişasta, %2 civarında protein, B1, B2, B6 ve C vitaminiyle bazı elementleri içermesi nedeniyle insanlar için önemli bir gıda kaynağı olup, aynı zamanda nişasta ve alkol endüstrilerinin de hammaddesini oluşturmaktadır (Bostan, 1996). Patates ekiliş alanının 198.000 hektar ve üretimin ise 5.200.000 ton’dur. Ülkemizde gerek artan nüfusun beslenmesi, gerekse patatese dayalı sanayinin hammadde isteklerinin karşılanması ile ithalat ve ihracat açısından kaliteli ve fazla ürün elde etmek amacıyla, hastalıklardan ari patates üretiminin yapılması gerekmektedir (Anonymous, 2000 ve 2004).

Bu talepler doğrultusunda, ülkemizde patates virüs hastalıkları farklı açılardan değerlendirilmek suretiyle, araştırmacılar tarafından birtakım araştırmalar yapılmıştır. Ayrıca, daha önce yürütülmüş olan çalışmaların kapsamı genişletilerek patates konusu ülkesel çapta tekrar araştırılmaktadır.

 


AFYON İLİ SANDIKLI İLÇESİNDE YETİŞTİRİLEN PATATES YUMRULARINDA GÖRÜLEN VİRÜTİK BELİRTİLERİN ETMENLERİNİN SAPTANMASI


Sabriye ÖZDEMİR

 

Bornova Zirai Mücadele Araştırma Enstitüsü, 35100 İzmir e-mail sabozdemir@yahoo.com

Özet

Bu çalışmada, Afyon ili Sandıklı ilçesinde, çeşit tescil amacıyla yetiştirilen Donald patates çeşidinden alınan, yumru örnekleri kullanılmıştır. İncelenen patates yumrularının üzerinde yuvarlak veya çizgi şeklinde kahverengi nekrotik lezyonların olduğu,bu lezyonların önce siğil şeklinde kabardıkları ve daha sonra ise koyu kahverengi renk alarak çatladıkları görülmüştür. Ayrıca, belirti gösteren yumruların enine kesitlerinde lezyonların alt kısmındaki dokularda kahverengi nekrotik alanların oluştuğu dikkati çekmiştir. Belirti taşıyan yumrulardan test bitkilerine yapılan mekanik inokulasyonlar sonucunda yapraklarda; sistemik mozaik, deformasyon, damar bantlaşması, damar nekrozu, yapraklarda ölüm ve bitkide bodurlaşma gibi belirtilerin ortaya çıktığı gözlenmiştir. Bunun yanında, yumru örneklerinde DAS-ELISA yöntemiyle; patates Y virüsü (PVY), patates Y virüsü – tütün damar nekroz ırkı (PVYN), patates X virüsü (PVX) ve patates yaprak kıvrılma virüsü (PLRV) adlı etmenlerin varlığı araştırılmıştır. Yapılan biyolojik indeksleme ve ELISA testi sonucunda, patates yumru örneklerinde PVYN enfeksiyonunun bulunduğu ve PVX ile PLRV adlı etmenlerin olmadığı saptanmıştır. Bu çalışma bulguları ile patates yumrularındaki PVYN’nin varlığı Orta Anadolu Bölgesinde ilk olarak saptanmıştır.

 

 

 

Ralstonia solanacearum’ un PATATES YUMRULARINDAN TESPİTİNDE

YENİ BİR YÖNTEM: REALTIME BIO-PCR

 

Meriç ÖZAKMAN1Aynur KARAHAN1Şenol ALTUNDAĞ1

Giriş

 

Patateslerde Kahverengi Çürüklük Hastalığına neden olan Ralstonia solanacearum bundan yaklaşık 100 yıl kadar önce ilk kez Erwin F. Smith tarafından ABD’ nin güneyinde patates, patlıcan ve domateste tespit edilmiş ve bakteri Bacillus solanacearum olarak isimlendirilmiştir (Kelman ve ark.1994). Ralstonia solanacearum 50 bitki familyasına ait 400 den fazla bitkide hastalık oluşturabilmektedir. En önemli konukçuları arasında patates, biber, domates, patlıcan, tütün gibi Solanaceae üyeleri ve muz, bazı baklagiller, zencefil başta gelmektedir. Bunların yanısıra Raphanus sativus, Pelargonium hortorum, Heliconia spp ve Allium cepa ile yine solanaceae familyasına ait yabancıotlardan Solanum nigrum, S. dulcamara konukçular arasında yer almaktadır (Hayward 1994). R. solanacearum çok geniş bir konukçu dizisine sahip olması, mücadele yönteminin bulunmaması ve latent olarak taşınarak ekonomik öneme sahip olması nedeniyle bütün ülkelerin karantina listelerinde yer almaktadır. Ülkemizin de üye olduğu EPPO (European and Mediterranean Plant Protection Organization)’ nun II. Listesinde yer alır (Anonymous 1997). Etmenin yayılmasını minimuma indirmek amacıyla patatesin uluslar arası dolaşımıyla ilgili olarak Avrupa Birliği bakteriyi 2000/29/EEC direktifinde Ek I A bölümüne koymuştur. Ülkemizde R. solanacearum’ un varlığı detaylı laboratuvar testlerinden sonra ilk kez 1996 yılında Nevşehir’ de patateslerde belirlenmiş ve etmenin biovar 2 olduğu saptanmıştır (Özakman ve ark. 1998). Pratik bir mücadele yönteminin olmaması nedeniyle tespit edilen patates tarlaları yasal önlem olarak 5 yıl süreyle Solanaceae bitkileri tarımına yasaklanmıştır. R. solanacearum’ un patates yumrularında belirti oluşturmadan latent olarak bulunması ve taşınması önemini daha da artırmaktadır. Bu özelliğinden dolayı iyi test edilmemiş tohumluk patateslerle etmen kolayca temiz bölgelere taşınabilmektedir. Bakteriyle etkin ve pratik bir mücadele yönteminin bulunmaması nedeniyle de patates yumrularındaki latent R. solanacearum’ un tespiti çok önem taşır. Bunun için de tespit yöntemi hızlı, yeterince hassas ve güvenilir olmalıdır. Bu makalede, R. solanacearum’ un patates yumrularından hassas bir şekilde tespit edilmesine olanak sağlayan Real-time BIO-PCR yöntemi, geliştirilmesi ve sağladığı avantajlar tartışılacaktır.

 


STREPTOMYCES TÜRLERİNİN PATOJENİSİTESİNDE

PATATES MİNİ YUMRULARININ KULLANIMI

 

Aynur KARAHAN1Prof.Dr.Y.Zekai KATIRCIOĞLU2

 

1Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü-Ankara

2Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü-Ankara

 

Özet

 

Streptomyces türlerinin patojenisite testinde tüm dünyada patates çeliklerinden üretilen mini yumrular kullanılmaktadır. Bu metot zaman ve yerden sağladığı tasarruf nedeniyle tercih edilmektedir. Bu çalışmada, 2002 ve 2003 yılları patates hasat döneminde Afyon, Bolu, Nevşehir ve Niğde illerinden toplanan patatesler üzerindeki uyuz lezyonlarından izole edilen 96 Streptomyces izolatının patojenisitesi patates mini yumruları kullanılarak tespit edilmiştir. Bu amaçla Agria çeşidi patatesler yetiştirilmiş ve bunlardan alınan yaprak tomurcuk çeliklerinden üretilen mini yumrulara Streptomyces izolatları inokule edilmiştir. İnokulasyondan 21 gün sonra değerlendirmeler yapılmış ve 48 izolat patateste patojen olarak bulunmuştur.

 

Anahtar Kelimeler: Streptomyces türleri, patojenisite, patates mini yumru

 

 

 

 

PATATES BÖCEĞİ

[(leptinotarsa decemlineata SAY (COL.:CHRYSOMELIDAE)]’NE Melia azedarach L.(MELIACEAE) EKSTRAKTLARININ BESLENME ENGELLEYİCİ ETKİSİ

 

Pervin ERDOĞAN

Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü, Ankara

 

Özet

 

Bu çalışmada Melia azedarach L’ın (Meliaceae) yapraklarından elde edilen asetonlu ve etanollü ve meyvelerinden elde edilen metanollü ekstraktlarının Patates böceği’nin ergin ve larvaları üzerine beslenme engelleyici etkileri araştırılmıştır. Denemeler 25±1ºC sıcaklık ve %65±5 orantılı nem ve 18 saat gün uzunluğuna ayarlı iklim odasında yapılmıştır Ekstraktların farklı konsantrasyonları larva ve erginler üzerine yaprak disk yedirme yöntemi ile uygulanmıştır.

Larva ve erginlerde ekstraktların uygulanan yüksek konsantrasyonlarında tüketilen yaprak alanında meydana gelen azalma önemli bulunmuştur. M.azedarach ekstraktlarının yüksek konsantrasyonlarının Patates böceği ergin ve larvaları üzerinde güçlü bir beslenme engelleyici etki gösterdiği ortaya konulmuştur.

Anahtar kelimeler: Melia azedarachL. beslenme engellyici etki, Leptinotarsa decemlineata Say

 

 

 


PATATES ÜRETİMİNDE NEMATODLARIN ÖNEMİ

 

İ. KEPENEKCİ, E. EVLİCE ve S. EKEN KARATAŞ

Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü, Yenimahalle-ANKARA

 

ÖZET

Nematodlar diğer organizmalara göre yaşama ortamı en geniş canlı gruplarından biridir. Tatlı ve tuzlu sular ile kutuplardan ekvatora kadar, toprakta, mikroorganizmalar üzerinde serbest, bitki ve hayvanlarda parazit olarak yaşayan grupları mevcuttur. Tarım alanlarında toprak gibi mikrobiyolojisi karışık bir ortamda yetişen bitkilerin doğal koşullarda tek bir organizma gurubu tarafından zarar gördüğünü kabul etmek olanaksızdır.

Patatese zarar veren diğer önemli nematodlar; Patates kist nematodları (Globodera rostochiensis, G. pallida), Patates çürüklük nematodu (Ditylenchus destructor Thorne), Kök-ur nematodları (Meloidogyne spp.), Soğan sak nematodu (Ditylenchus dipsaci (Kühn) Filipjev), Yalancı sak nematodu (Neotylenchus vigissi (Skarbilovich) Goodey), Yalancı kök-ur nematodu (Nacobbus aberrans (Thorne) Thorne and Allen), Kök lezyon nematodları (Pratylenchus spp.), Küt-kök nematodları (Trichodorus spp.) ve İğne nematodları (Longidorus spp.) dır.

Avrupa Birliği tarafından patates hastalık ve zararlıları yönüyle direktif yayınlanan ve sıkı bir şekilde izlenen beş zararlı organizma bulunmaktadır. Bu organizmalardan ikisi Patates kist nematodları (Globodera pallida, G. rostochiensis) dır.

Patates bitkisinin sağlıklı yetiştirilebilmesi ve tohumluk üretim sisteminin oluşturulabilmesi için öncelikli olarak tohumluk üretim alanlarının belirlenmesi gerekmektedir. Halen ülkemizde tohumluk ve yemeklik patates üretimleri aynı bölge içerisinde birlikte yapılmaktadır. Bu durum tohumluk üretiminde mutlak yapılması gereken hastalık ve zararlı kontrolünü güçleştirmekte, sağlıklı tohumluk üretimini engellemektedir. Nitekim ülkede önceki yıllarda tohumluk üretimi yapılan bölgelerde, uzun yıllar kontrolsüz üretimin sonucunda bugün sağlıklı tohumluk üretimi imkansız hale gelmiştir. Bunun başlıca nedenlerinden biride patateste önemli hastalık ve zararlıların ülkemize girmesi ve bu alanlarda yayılmasıdır. Bu etmenler içerisinde bitki paraziti nematodlar önemli bir yere sahiptir.

Bu bildiride patates ekiliş alanlarında önemli bitki paraziti nematodlar ve bu nematodların ülkemizdeki durumu ve alınması gereken tedbirlere değinilmeye çalışılmıştır.

 

 

 

POSTER BİLDİRİLERİ

 

 

 

Kuzeydoğu Anadoluda Patates Üretimi ve SorunlarI

 

Abdurrahman KARA Canan KAYA1Mücahit PEHLUVAN1

Sibel KADIOĞLU1 Mehmet TAÇOĞLUTülay DİZİKISA1

 

ÖZET:Doğu Anadolu Bölgesi coğrafik yapısı nedeniyle ekilebilir arazi miktarının az, sert ve uzun geçen kışları nedeniyle vejetasyon süresinin kısa olması nedeniyle yetiştirilen ürün sayısı ve çeşidi sınırlıdır. Diğer yandan, sulanabilir arazi miktarının düşük olması nedeniyle patates üretimi genellikle Pasinler, Eleşkirt gibi ovalar ile vadi tabanlarındaki sulanabilen arazilerde gerçekleştirilebilmektedir. Özellikle Erzurum Pasinler ovasının patates üretimi için çok elverişli olduğu kaydedilmektedir. Ancak, bölgede patates verimi ülke ortalamasının altındadır. Verimliliğin artırılabilmesi amacıyla yürütülen çalışmaların başarıya ulaşabilmesi için öncelikli olarak problemlerin ortaya konması ve bu problemleri çözecek tedbirlerin alınması gerekmektedir.Bu çalışma, “Erzurum, Kars, Ardahan ve Ağrı illerinde Çayır, Mera ve Yem Bitkilerine Dayalı Tarımsal Üretim Sistemlerinde Üretimi Sınırlayan Faktörler ve Çiftçi Problemlerinin Tespiti Projesi” içerisinde ele alınmış ve üreticilerin patates üretimi ile ilgili alışkanlıkları, bilgi ve deneyimleri irdelenmeye çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, işletme başına patates ekilişinin çok düşük ve çoğunlukla aile tüketimini karşılamaya yönelik üretim yapıldığı, genellikle lokal çeşitlerin kullanıldığı, tohumluk miktarının yetersiz ve gübrelemenin doğru yapılmadığı belirlenmiş, patates böceği ile mycoplasma ve solgunluk hastalıklarının en fazla şikayet konusu zararlı ve hastalıklar olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Patates, problemler, çiftçi alışkanlıkları

 

 

 

 

PATATES VİRÜSLERİNİN TANILANMASINDA KULLANILAN ELISA YÖNTEMİNİN

DEĞERLENDİRİLMESİ

 

                                 Üftade GÜNERÜlkü YORGANCI

 

ÖZET

 

Dünyada birçok ülkede nüfusun beslenmesi için ana doyurucu gıda görevinin yanısıra endüstri ham maddesi olan patates, Türkiye’de özellikle insan gıda maddesi olarak önemlidir. Patatesin Türkiye’ye ilk kez 19.yüzyıl sonlarında Rusya üzerinden Doğu Karadeniz Bölgesi’ne ve daha sonra batıdan Trakya Bölgesi’ne girdiği bildirilmektedir (Özbayram, 1984). Bugün ise, Türkiye’nin hemen hemen her ilinde patates üretimi yapılmaktadır.

Ülkemizde gerek artan nüfusun beslenmesi, gerekse patatese dayalı sanayinin ham madde isteklerinin karşılanması ile ithalat ve ihracat açısından kaliteli ve fazla ürün elde etmek amacıyla, hastalıklardan ari patates üretiminin yapılması gerekmektedir ( Anonymous, 2000).

Bununla birlikte, özellikle tohumculuk açısından da önemli olan bölgelerimizde patateste verim kaybına neden olan patojenlerinden önemli olan virüsleri uygun yöntemlerle tanılamak ve bu doğrultuda etkili mücadele yöntemlerini uygulamak gereklidir.

Patates virüslerini tanılamak amacıyla kullanılan ELISA testi; hızlı olması, düşük maliyet gerektirmesi ve güvenilirliği açısından, yaygın olarak kullanılan serolojik bir yöntemdir. Tohum üretim birimlerinde geniş ölçekli patates indekslemesinde ve uygun ELISA prosedürünün rutin kullanımı halinde, testi gerçekleştirmek kolay olmaktadır.

 

 


TOHUMLUK PATATES SERTİFİKASYONUNA ESAS ÖNEMLİ FUNGAL HASTALIKLAR

 

                                                 Sirel OZAN                                           Ayşe DEMİRCİ

 

ÖZET

Patates (Solanum tuberosum L.) Türkiye’de geniş ölçüde üretilmekte ve ticari değeri olan tarım ürünlerimizin en önemlilerinden birisidir. Ayrıca önemli bir endüstri hammaddesi olup, bu hammaddeden endüstri çok çeşitli yönlerden faydalanmaktadır. Diğer taraftan da patates çok önemli bir çapa ve münavebe bitkisidir. Oldukça fazla sayıda fungusun konukçusu olan patateste, Fusarium spp., Verticillium spp., Spongospora subterranea ve Synchytrium endobioticum tohumluk sertifikasyon açısından önemli olan fungal hastalık etmenleridir (Anonymous, 1999). Bu hastalık etmenlerinden Fusarium spp. ve Verticillium spp. solgunluk hastalıklarına, Fusarium spp. kuru çürüklüklere, Spongospora subterrenea tozlu uyuz hastalığına ve Synchytrium endobioticum’da patates siğiline neden olur

 

 

 

 

TOKAT YÖRESİNE UYGUN PATATES DEPOLAMA YAPILARININ PLANLANMASI

Sedat Karaman1Sırrı ŞAHİN2Mustafa Okuroğlu2İbrahim Örüng2Bilal Cemek1

1- Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü, Tokat

2- Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm

 

ÖZET: Sebzeler içerisinde bütün yıl boyunca kullanılan, talebi yüksek olan ve kolay depolanabilen çeşitlerden en yaygın olanı patatestir. Belirli mevsimde hasat edilen patatesler hasattan sonra bir çok etmenin etkisi ile yavaş veya hızlı bir şekilde niteliklerini kaybederek hasat zamanındaki tazeliğini koruyamamaktadır. Gerektiği gibi planlanmış ve yapılmış depolarda etkili bir depolama ile meyvelerin besin değeri ve diğer özellikleri korunarak yıl boyunca iyi bir şekilde yararlanma olanağı sağlanabilir. Patates depolama yapıları; yetiştirme mevsimi dışında üründen yararlanmayı, üreticinin pazar fiyatlarını izleyerek ürünün uygun zamanlarda uygun fiyatlarla pazara sürümünü, tüketicinin pazarda uzun süre daha nitelikli ve uygun fiyatlarla ürün bulmasını, üretim ve pazarlama işlerinin iş gücünün yıl içerisinde dengeli bir şekilde dağılımını, ürünü değerlendiren sanayinin daha uzun süre ve ekonomik olarak çalışma olanağı bulmasını sağlar.

Bu çalışma; Tokat ilinde yapılacak patates depolama yapılarında, yörenin iklim özelliğine göre uygun depolama koşullarının sağlanmasına ilişkin gerekli planlama kriterlerinin uygulamaya yönelik olarak belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Çalışma sonucunda belirlenen planlama kriterleri de göz önüne alınarak yörede uygulanabilecek depolama yapılarına ilişkin planlar hazırlanmıştır.

 

 

PATATES VE FLAVONOİDLER

 

Metin Durmuş ÇETİN Ercan ÖZKAYNAKBülent SAMANCI

 

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, 07059, Antalya, Türkiye

Özet

Flavonoidler bitkilere renk ve tat veren ve 5000’den fazla türü bulunan polifenolik bileşenlerdir. Bitkilerin yaprak, tohum, kabuk ve çiçeklerinde bulunur. Flavonoidler en çok meyvelerde, çay ve soya da bulunur. Diğer önemli flavonoid kaynakları elma ve turunçgil meyveleridir. Patatetesde de flavonoidler bulunur. Flavonoidler insan vücudu tarafından sentezlenemezler ve bu yüzden günlük diyetle alınmalıdırlar. Flavonoidler insan sağlığına olan olumlu bazı etkilerinden dolayı çok popüler olmuşlardır. Flavonoidlerin antioksidant, antikanser, antialerjik ve antiviral gibi aktiviteler de olumlu etkileri vardır.

 

 

 

 

ERZURUM-PASİNLER EKOLOJİK KOŞULLARINDA YETİŞTİRİLEN BAZI PATATES ÇEŞİTLERİNİN KALİTE ÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİ

 

Canan KAYA1

Mücahit PEHLUVAN1

A.Metin KUMLAY2

Elif TOZLU1

Tülay DİZİKISA1

Melih OKÇU1

 

1-Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü-ERZURUM

2- Afyon Kocatepe Üniversitesi- Gıda Mühendisliği Bölümü

 

ÖZET

 

2000-2002 yıllarında yürütülen adaptasyon çalışmasında Erzurum-Pasinler ekolojik koşullarında yetiştirilensanayilik ve yemeklik patates çeşitlerinin (Hermes, Shepody, Ernie, Monalisa, Desire, Lady Rosetta, Agria, Marfona,) bazı kalite özellikleri incelenmiştir. Tesadüf bloklarında 4 tekrarlı olarak planlanan denemede Kondor, Pasinler-92 veGranola standart çeşit olmak üzere toplam 11 patates çeşidi değerlendirmeye alınmıştır. Çeşitlerin cips verimliliği (g), yağ çekme oranları (%), özgül ağırlık (gr/cm3), kuru madde (%) ve nişasta oranları (%) belirlenmiştir.

 

Elde edilen veriler neticesinde çeşitlerde cips verimliliği % 34.20-38.37; yağ çekme oranı % 28.20-38.50; özgül ağırlık 1,0445-1,0860; kuru madde miktarı % 14.50-22.20; nişasta oranı ise % 8.65-15.95 arasında değişmiş olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Patates çeşitleri, kalite özellikleri

 

 

 

 

PATATES BÖCEĞİNİN [Leptinotarsa decemlineata (Say)] MÜCADELESİNDE ENTOMOPATOJENLERİN KULLANILMA OLANAKLARI

Engin KILIÇ

 

Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü 25090, Dadaşkent, Erzurum, TÜRKİYE, erzurumlue@hotmail.com

 

ÖZET

Günümüzde patates böceğinin mücadelesinde birçok pestisit kullanılmaktadır. Fakat patates böceği, pestisitlere karşı kısa zamanda direnç kazanmaktadır. Pestisit kullanımı aynı zamanda insan ve çevre sağlığı açısından birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Bu sorunları azaltmak için patates böceğinin mücadelesinde entomopatojen olarak adlandırılan fungus, bakteri ve nematod türleri kullanılabilir.

 

Anahtar Kelimeler: Leptinotarsa decemlineata (Say), entomopatojenler


Ralstonia solanacearum’ UN TESPİT YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

 

Meriç ÖZAKMAN1

1: Zirai Mücadele Merkez Araştırma Enstitüsü, Yenimahalle, Ankara

 

 

 


Özet

Kahverengi Çürüklük Hastalığı etmeni Ralstonia solanacearum çoğunlukla latent olarak tohumluk patateslerle taşınmaktadır. Hastalıkla mücadelede ilk adım etmenden ari tohumluk patates kullanılmasıdır. Bu nedenle de tespit yöntemlerinin hassasiyet seviyeleri çok önem taşımaktadır. Bu çalışma kapsamında IFAS ve ELISA gibi çok kullanılan tespit yöntemleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca, yeni dizayn edilen primer ve prob kullanılarak yeni bir Real Time PCR yöntemi de tarif edilmiştir.R. solanacearum eklenmiş patates ekstraktlarının kullanılması sonucunda IFAS’ ın tespit seviyesi 8x104hücre/ml olarak belirlenmiştir. Yapay olarak inokule edilmiş patates bitkilerinden elde edilen ve hastalık belirtisi göstermeyen patates yumrularından ise yine IFAS ile 3,7x103hücre/ml tespit edilebilmiştir. IFAS ile karşılaştırıldığında ELISA daha düşük hassasiyete sahip olmuştur. IACR-278 poliklonal antiserum kullanılarak yapılan indirekt ELISA ile 105hücre/ml bakteri içeren patates homejenatından pozitif sonuç alınabilmiştir. Ancak hastalık belirtisi göstermeyen yumrulardan pozitif sonuç elde edilememiştir. Hastalık belirtisi göstermeyen ve serin iklim şartlarına adapte olmuş R. solanacearum ırk 3 (biovar 2)’ unBio-PCR ile tespiti için bu çalışmada yeni dizayn edilen RealTime PCR primerleri ve prob tan çok hassas sonuç elde edilmiştir. Bakteri ilave edilmiş patates ekstraktından 30 hücre/ml bakteriyi tespit etmek mümkün olmuştur. Hastalık belirtisi göstermeyen 14 patates yumrusundan 2 tanesinde bu çalışmada tarif edilen RealTime Bio-PCR ile pozitif sonuç alınabilmiştir.

 

 

 

PATATES ALANLARINDA SORUN OLAN

VİRÜS HASTALIKLARI ve VEKTÖRÜ OLAN YAPRAKBİTLERİ İLE İLİŞKİLERİ

 

 

Diğdem İLHANIşıl ÖZDEMİRBirol AKBAŞ

 

ÖZET

 

Patates (Solanum tuberosum L.) insan beslenmesinde önemli rol oynayan bir endüstri bitkisidir. Bitkilerde hastalığa neden olan 370 bitki virüsününün % 66’sının nakli yaprakbitleri (Aphididae, HOMOPTERA) tarafından gerçekleştirilmektedir. Patateste yaprakbiti ile taşınan virüs hastalıkları arasında PLRV, PVY, PVA, PVM, PVS ve AMV yer almaktadır. Bu virüslerden PVA ve PLRV persistent olarak taşınırken, PVY, PVA, PVM, PVS ve AMV nonpersistent olarak taşınırlar.

Virüsler ile vektörler arasındaki ilişkiler ise son derece karmaşık olup, taşınmanın gerçekleşmesi için virüsün enfekteli bitkiden vektör tarafından alınması, saklanması ve inokule edilmesi gerekmektedir. Patateste virüslerin taşınmasında rol oynayan ve dünya genelinde yaygın olan en önemli yaprakbiti türleri; Myzus (Nectarosiphon) persicae (Sulzer), Macrosiphum euphorbiae (Thomas), Aphis nasturtii Kaltenbach, Aulocorthum solani (Kaltenbach), Aphis gossypii Glover, Aphis fabae Scopoli ve Rhopalosiphoninus latysiphon (Davidson)’dur.

Patates virüslerinin yayılmasını etkileyen ana faktörler arasında tohumluk patateslerdeki başlangıç virüs inokulumu, patates üretimindeki tarımsal uygulamalar, üründe yaprakbitlerinin kolonizasyonu, yaşam döngülerindeki ve davranışlarındaki çeşitlilik, çevresel faktörlerin popülasyon dinamikleri üzerine etkileri, fenolojisi ve olgun bitki dayanıklılığı arasındaki interaksiyon yer alır. Üründeki virüs varlığının tespitinin geçerliliği, güvenilirliği, vektör yaprakbitleri ile kimyasal mücadele, hastalıkların yayılmasının önlenmesinde son derece önemli yer tutmaktadır.

 

 

PATATES ( Solanum tuberosum L.) ÇEŞİTLERİNİN BÜYÜME, VERİM VE VERİM UNSURLARI YÖNÜNDEN İNCELENMESİ

 

Fatih KAHRIMAN 1Güngör YILMAZ 2

 

 

Özet

Bu araştırmada, tescilli bazı patates çeşitlerinin toprak üstü aksamının büyüme hızı ileverim ve verim unsurları yönündenirdelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma Tokat Kazova koşullarında 2004 yılı vejetasyon döneminde Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme arazisinde tesadüf blokları deneme desenine göreüç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Denemede 12 farklı tescilli patates çeşidi kullanılmıştır. Bitkiler toprak yüzeyine çıktıktan sonra, bitki boyu, sap kalınlığı ve ana sap sayısı değerleri birer haftalık aralıklarla10 hafta süresince düzenli olarak kayıt edilmiştir. Hasat sonrasında elde edilen yumrular çaplarına göre; 3 cm’den küçük, 3-5.5 cm arası ve 5.5 cm’den büyük yumrular olmak üzere üç farklı irilik sınıfına ayrılarak, yumru sayıları ve yumru ağırlıkları da belirlenmiştir. Ayrıca toplam yumru verimi/da, ocak başına yumru ağırlığı (g) ve ortalama yumru ağırlığı (g) değerleri de elde edilmiştir.

İncelenen özellikler bakımından çeşitler arasında genellikle farklılıklar oluşmuştur. Bu çeşitler içerisinde daha hızlı büyüyen Victoria, daha fazla ana sap oluşturan Carlita çeşidi olmuştur. Sap kalınlıkları bakımından çeşitler arasında farklılık belirlenememiştir. Bununla birlikte toplam yumru verimi en yüksek olan Cosmos, ocak yumru verimi en yüksekCosmos, ocak başına ortalama yumru sayısı Carlita ve ortalama yumru ağırlığı en yüksek olan çeşit ise yine Cosmosçeşidi olmuştur.

 

 


KongreKitabiozetler.rar(??? Kb)İndirildi 225 defaDownload


PatatesKitabi.zip(??? Kb)İndirildi 2908 defaDownload

 
Arama




Lüzumlu Siteler
Ajanda
^ Top ^